11 Ekim 2014 Cumartesi

BU DEFA FARKLI BİR YAŞ HESABI YAPTIM




Bugün 31. yaş günüm. Yani ben doğduğumdan bu yana dünya güneşin çevresinde 30 tur atmış oldu. Hal böyle olunca ben de 30 yaşını bitirmiş oluyorum. Dünyanın genel geçer kuralına göre yani...

Evrende hangi galakside var olacağıma ben karar vermemiştim. Samanyolu galaksisi içinde, Güneş sistemi içindeki Dünya'da doğdum. Öncekiler gibi, dünya üzerinde hangi kıtada olacağıma da ben karar vermemiştim. Asya ile Avrupa'nın ortasında Avrasya denen bir bölgede, Türkiye diye isimlendirilen bir ülkede ve bu ülkenin Rize isimli ilinde gözlerimi açmadan ciğerlerim yeryüzünün havasıyla yanmıştı bile. Artık bedene sarılmış bir ruhum vardı benim de. Ben olmuştum. Ama ben Dünyalı olduğum kadar, Güneş Sisteminin de bir parçasıydım.

Güneş'in zaman boyutuna gelince; Güneş'in 1 yılı Samanyolu Galaktik merkezinin çevresinde dönüşü ise, o zaman Güneş'in 1 yılı bize göre (yani dünyalılara göre) 250 milyon yıl oluyor. Güneş'in bizim algılamamıza göre 250 milyon yıl süren 1 yıllık zaman ölçüsüne göre benim 30 yıllık ömrümün değeri sadece 3,8 saniye. 30 yaşındayım diyorum ama dünya yerine evrenin kurallarını benimsersem sadece 3,8 saniyeliğim.

İnsan hem biyolojik hem de fizyolojik yapısı gereği, her şeyi kısıtlı olan pencereden görüyor. Zaman kavramımız da buna dahil. Gözümüzün görebildiği, kulağımızın duyabildiği, elimizin dokunabildiği, burnumuzun koklayabildiği ve dilimizin tadını alabildikleri dışındakileri algılamamız mümkün olmuyor. Olması için de kapsamlı çalışmalar gerekiyor. Dolayısıyla hep doğrusal olarak düşündüğümüz "Zaman" kavramının aslında bambaşka bir boyutu olduğunu anlamayı bırakın, tahayyül bile edemiyoruz. 5 duyu organı et beynimize ne gönderiyorsa onu algılayabiliyoruz. Mecburen :)

Aslında doğduğumuz anda, yani ruh ve bedenimiz bütünleştiği anda, derin bir uykuya dalıyoruz bence. Yaşadığımız bu dünyada derin uykudaki rüyanın içindeyiz. Geceleri gördüğüm rüyaları düşünüyorum, o anda ne kadar gerçekler, üzüntüden ağladığım rüyalarım da oldu mutluluktan uçtuğum rüyalarım da oldu, çok korktuğum anlar da oldu, "Annelik" gibi henüz hiç bilmediğim duyguları yaşadığım da. Hepsi çok gerçekti o anda. Ama uyandıktan 1-2 saat sonra hepsinin etkisi neredeyse tamamen geçmişti. Unutmuştum ve bitmişti. Bu dünyadaki yaşamımızı da tıpkı buna benzetiyorum nedense.
Ne zaman mı uyanacağız? Muhtemelen öldüğümüzde. Belki de o zaman 70 yıllık hayatımız bize 8,6 saniye kadar kısa gelecek ve yaşadığımız her şey çok anlamsız olacak. Tıpkı rüyalarımız gibi.

İlk kez böyle bir kutlama yapıyorum ama çok eğlenceliymiş :) 3,8 saniyelik Güneş yılı doğumum kutlu olsun!

Annem ve Babam sizleri de ben seçmedim ama iyi ki sizin evladınız olmuşum, sizi çok ama çok seviyorum. Kardeşimi de ben seçmedim ama canımdan öteye koyuyorum. Benden 1,3 saniye daha fazla yaşayan ve benim seçtiğim sevgili kocam :) seni ben pek çok seviyorum. Tüm sevdiklerim, akrabalarım, dostlarım, arkadaşlarım sizler de iyi ki hayatımdasınız sizi de çok seviyorum :)


Özge