Görmedim, Duymadım ama İnanıyorum
Sadece 5 duyumuz var ve kendimizi evrenin en zeki yaratıkları sanıyoruz. Zeki değil ama çok komiğiz bence. :) Çünkü 5 duyumuzla algılayamadığımız herseyi yok sayıyoruz. Bunun adına da birsürü, çeşit çeşit afilli isimler veriyoruz.
Bilimselcilik, pozitivizm, rasyonalizm, reelizm ve daha bir sürü -izm'li şey.
5 duyudan birine dayalı ispat yoksa kabul edilemez sayıyoruz. Yok öyle şey falan diyoruz. Buna karşı çıkanları da deli gibi görüyor, gizemi mistiği falan seven uçuklar olarak değerlendiriyoruz.
Kim anne karnındaki anlarını hatırlayabilir? Eğer hatırlasaydık muhtemelen tek dünyamızın orası olduğunu düşünecektik. Biri bize dışarıda da bir dünya var ve oraya doğacaksın dese belki ona da inanmayacaktık. 9 ay 10 günden önce ispatlanana kadar inanmayacaktık.
Bu örneği verdim ama bundan çok da emin değilim aslında. Çünkü insanın en bilge anı bebekliğidir derler. Belki doğduğumuz anda 5 duyudan fazlasına sahip olabiliyoruzdur. Bilemiyorum, ben hatırlamıyorum ama sanki öyle gibi.
Kitapta şöyle diyordu; Eğer büyüdüğünde de gökyüzünde uçan bir kuşa tıpkı bebekliğindeki gibi şaşırabiliyorsan, filozofsundur.
Bu durumda Murathan Mungan'ın yazdığı ve Yeni Türkü'nün de söylediği gibi; "Biz büyüdük ve kirlendi dünya"
Yine nereden nereye geldim :) Bu düşünceler silsilesi LSD gibi. Düşünürken var mıyım yok muyum ben de bilmiyorum :)
Düşünüyorum öyleyse varım, hatta bir başka ben daha var olabilir. Evet evet olabilir. Neden olmasın ki?
Yanlış olduğu ispat edilene kadar doğru olduğunu varsayacağım. Benim, bilimden sayılmayan ilime bakış açım bundan sonra bu. Bence gayet rasyonalist :))
https://www.instagram.com/p/-hYO-2pHJl/?taken-by=ozge_ozkurt
Uzun bir aradan sonra: Aynı anda birden fazla blog yazmada özürlü olduğumu farkettim. İnstagramda da yarı blogger şeklinde devam ettiğim için burayı oldukça boşladım. Bundan sonra en azından senkronize gitmeyi deneyeceğim.
Sevgi & Saygı
