İNSANLARIN, KİŞİSEL ALANLARINI KAYBETMESİ
Her insanın fiziksel olarak korumak istediği bir kişisel alanı vardır. Bahsettiğim şey evi, kendine ait odası veya sosyal medyadaki hesabı değil, 30 cm ile 3 m arasında değişen fiziksel bir alan vardır ve kişi normal şartlarda bunu korumak ister. Bu alanların genişliği ortamdan ortama veya kişiden kişiye farklılık gösterir.
Bu alanlar genel olarak 4'e ayrılır;
Mahrem Alan: 30-45cm'lik alan, malumunuz en özel ve en yakın insanların girmesine izin verdiğimiz, bir nevi mahrem alanımızdır. Bu sınırlar, duygusal olarak en yakınımız olarak gördüğümüz aile, eş-sevgili, kardeşler, çocuklar gibi bireylerin aşmasına müsaade ettiğimiz alandır. Başka insanların bu kadar yakınımızda olmaları bizi fizyolojik olarak rahatsız eder ve tepki göstermemize neden olur. Bu durumun, beynimizde oluşan duygu dolayısıyla, kalbimizden daha çok kan pompalanmasına ve ""Kaçma-Saldırma" duygularından en az birini hissettirecek adrenalini salgılamamıza neden olan birçok biyolojik açıklaması da var.
Sosyal Alan: Genellikle yabancı veya tanımadığımız insanlarla iletişimimizde koruduğumuz alandır. Kısa süreliğine iletişimde olduğumuz -örn; yolda adres sorduğumuz biri, bakkal, iş yerinde işe yeni başlamış biri- insanlarla aramıza koyduğumuz mesafedir ve yaklaşık 120-200 cm arasındadır.
Kişisel Alan: Parti, eğlence, kokteyl vb organizasyonel ortamlardaki kitle ile, çok yakın arkadaş olduklarımız hariç, aramıza koyduğumuz 40-75 cmlik mesafedir.
Ortak Alan: Kalabalık bir grupta onlara hitap ederken veya o ortamın içindeyken kullanmak istediğimiz mesafe en az 3 metredir. Bu alan özellikle sokakta yürüyüş yaparken, park, cafe, restoran gibi yerlerde kullandığımız ve kullanmaya ihtiyaç duyduğumuz alandır. Bir cafe veya restorana gittiğimizde insanlardan en uzaktaki masayı, tatilde plajdaki en sessiz yeri seçmemiz bundandır.
Bunca bilgi ne içindi? Artık bu kentte yürüyüş yaparken bırakın ortak alanı, kişisel alanı, mahrem alan olarak tabir edilen alanlara başkalarının girmesinden çok rahatsız oluyorum! O sırada yukarıda da bahsettiğim "Kaç-Saldır" komutu şiddetli bir şekilde beynimde yanıp yanıp sönüyor ve kendimi gerçekten çok zor zaptediyorum.
Son yıllarda bende inceden inceden beliren insanlardan kaçma duygusunun sebebinin kesinlikle bu olduğunu düşünüyorum.
Ya şimdi düşünün Beşiktaş Ihlamurdere caddesinin başından sonuna doğru yürüdüğünüzü. Dapdar kaldırımlar, ortadan saçma sapan bir araba yolu, o daracık kaldırımlar üzerinde abuk subuk ne kadar cafe varsa onların masaları, sandalyeleri veya dükkanların nedense içeride durması gerekirken dışarıda duran mallarıyla dolu. Haliyle bu 15-20 dk'lık yolda yürürken en az 40-50 tane tanımadığın insan sağına soluna çarparak veya nefesini ensende hissedeceğin şekilde yürüyor.
Sonra vay efendim ne bakmışım öyle dik dik, yok efendim ne varmış altı üstü çantası omzumu parçalamış, aman ne var ki ayağın mı kopmuşmuş derken cinlenmemek hiç ama hiç işten değil.
Bir örnek daha veriyorum.
O lanet cafe'ler! Oturduğun sandalyenin hemen arkasında oturan kişi anıra anıra gülerken benim sandalyemi de sallamak suretiyle mecburen beni de duygularına ortak ediyor! Aynı anda kafamızı arkaya çevirsek burun buruna gelecek kadar dibimde ve ben karşımda oturan arkadaşımın ne anlattığını bile duyamıyorum!
Son bir şey;
Anneanneler, babaanneler ve bilumum yaşlı teyzeler size sesleniyorum! Sizin yaşınızdaki insanlar her gün dışarıdaki cafede sütlaç yer mi yaa?? Hep aynı teyzeler ve her gün! "Kadın anam" yaşındasınız siz oturun sütlacınızı da evde yapın yiyin ayıp ya! İlla dışarıda yiyeceksen git evde yapamayacağın birşey ye bari ne bileyim künefe filan ye ama sütlaç için kaldırımın ortasını işgal ediyorsun, sonra "Pardon geçebilir miyim yol verir misiniz?" diye sorduğumda öylece bakma bari! Ayrıca şekeriniz yok mu sizin??
Ben kişisel alanımı korumak istiyorum arkadaşım! Benden saçma sapan planlamalarınızla (şehir planlama, karayolları, ve hatta doğum kontrol (!) ) aldığınız hakkımı geri istiyorum! Kalabalıktan sokağa çıkamaz olduk.. En az 3 metre alanımı çaldınız benden, geri verin ulan!
(bkz: emekli olanlar memleketine geri dönsün kampanyası)
Görüşürüz
Özge




